10.04.2015

52 haftada baskı yapmak 7. Hafta / 52 weeks of printmaking Week 7

Buralarda ilkbahar, sonbahar pek yaşanmaz. Kış yağmurları devam ederken bir sabah kalkarsınız yaz gelmiştir. Havanın kendisi mevsim geçişleri için güvenilir bir gösterge değildir ama İzmir'de baharın geldiğini şaşmaz biçimde gösteren başka bir işaret bulunur: Uçurtmalar. Çoğu zaman Şubat ayının güneşli günlerinde bile göze çarpan bu arkadaşlar Mart ayının ilk günü ile meydanlara iner, şehiriçindeki tepelere sokulur, bazen de dağlara çıkar. Böylece baharın geldiği resmen ilan edilir. Artık günler uzamıştır, iş çıkışı güneş hala batmamıştır, büyükler yorgun argın evlerine ulaşmaya çalışırken çocuklar ellerinde uçurtmalar onların etrafında koşturur. 
Benim çocukluğumun da en güzel anılarından biri baharda dedemle yaptığımız uçurtmalardır. Hiç aksatmadan her baharda koşa koşa çıtalar alıp getirirdi. Evde unla suyu karıştırıp yapıştırıcı niyetine bir bulamaç hazırlardı. İpleri gerip bazen gazete kağıdıyla bazen de renkli kağıtlarla kocaman altıgen uçurtmalar yapardık. Boyu bizden büyük olurdu uçurtmaların, kuyrukları da çok uzun ve görkemli. Sonra da kardeşimle benim elimden tutup  bizi en yakındaki yeşil tepeye çıkarırdı dedem. Karşıda körfez manzarası, etrafımızda bizim gibi bir dolu çocuk sabahtan akşama uçurtma uçururduk. Uçurtmanın hem mutlulukla hem özgürlükle bir ilgisi vardı.
Büyüdükçe altıgen uçurtmalardan vazgeçtik, sadece kağıtlardan yaptığımız şeytan uçurtmalarına döndük. Zamanla onları da unuttuk. Liseden mezun olup üniversiteye başlayana kadar aklımdan çıkmıştı uçurtmalar. Sonra Ankara'ya gittiğim ilk yılın baharında okulumuzun meşhur stadında yeniden karşılaştım uçurtmalarla. Kimileri bizim şeytan uçurtmaları gibi basitti kimileri de mühendislik harikası. Uçurtmaları yapmak ve uçurmak toplumsal bir etkinlikti. Hem mutlulukla hem de özgürlükle bir ilgisi vardı.
Yıllar geçti, ben İzmir'e geri döndüm. Uçurtmalar sadece baharda değil başka zamanlarda da karşıma çıktı. İnsanların söyleyemediği söz, özlediği dayanışma olduklarını gördüm. Sırf bu yüzden uçurtma gibi masum bir şeyin gökten zorla indirildiğini, yakıldığını da gördüm.
Bu haftaki baskı baharın ve güzelliklerin müjdecisi uçurtmalar için. Hala fırsat varken kendi ellerinizle bir uçurtma yapıp uçurmanız dileğiyle...
-------------------------
We don't live spring or fall very much here. As the winter rains continue you wake up one day and find summer outside. Though the weather itself is not a dependable phenomenon to show seasons' pass, there is a definite sign in Izmir that shows the arrival of spring: Kites. Most of the time, these dudes show up in February but on the first day of March they reach out to public squares, creep on the peaks inside the city and sometimes climb the mountains. Thus, the arrival of spring is officially announced. The days are longer, the sun does not go down when you come out of work, as the adults try to reach their homes so tired the kids circle them running around with kites in their hands.
One of my best childhood memories are the kites we used to do with my grandfather. He used to bring thin timber sticks home every spring. He would prepare a glue mixing water and flour. Sometimes with newsprint and sometimes with colorful paper to cover the strings, we would make big hexagonal kites. They would be bigger then us, and have very long and outstanding tails. And then my grandfather would hold me and my brother by the hand to lead us to the nearest green peak. With a bay view across, surrounded by many kids like us, we would fly the kites all day long. Kites had something to do with happiness and freedom.
As we grew older, we gave up on hexagonal kites and started doing the basic chapi-chapi kite. In time we forgot about them, too. Kites got out of my mind until i graduated from high school and went to university. On the spring of my first year in Ankara, i came across kites in the famous stadium of our school. Some were very basic like our chapi-chapi kites and some were engineering wonders. Making and flying kites were communal activities. They had something to do with happiness and freedom.
Years passed, i returned back to İzmir. I came across kites not only in spring but also at other times. I saw that they became the unspoken word, the missed solidarity. And just because of this reason i saw something as innocent as kites being taken down from the sky by ill- force and being burnt.
This week's print is dedicated to the messengers of spring and all things beautiful, kites. I hope you make a kite by your own hands and fly it while you can...


Özgürlük: Freedom




12 yorum:

  1. pretty printmaking! visiting from CED.

    YanıtlaSil
  2. So beautiful. Thank you for sharing your story.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thank you Lynn. It is a pretty memory that i miss.

      Sil
  3. What an interesting post Özge,
    You've reminded me of fun times flying kites with my children.
    Have a great weekend and Happy PPF to you

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kites do have a connection with fun, too :)

      Sil
  4. Özge çok çok beğendim,özgürlük ve mutlulukla ilgisi olan senin uçurtmanı çok sevdim,hikayeni sevdim,yine o ferahlığı hissettim...Gökyüzünde ,çok yüksekte salınan uçurtmanın ipini tutmuştum ve hissettiğim o muhteşem duyguyu hiç unutmam....Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir bahar uçurtmasız geçmesin :)

      Sil
  5. I haven't thought about kites in years - shame isn't it? As kids we made our own kites too and flew them on the gentle breezes. Such a wonderful memory to have come back. Thank you for the lovely post and the beautiful reminder of childhood.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kites are beautiful memories, they really evoke happiness :)

      Sil

Merhaba. Zaman ayırıp düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Yorumlarınız benim için önemli :)
----------------
Hello. Thank you for making the time to share your ideas. Your comments are important for me :)